
LİPOSUCTION BAŞARI ORANI ESNEK CİLDİ OLANLAR İÇİN YÜKSEKTİR
LİPOSUCTION BAŞARI ORANI ESNEK CİLDİ OLANLAR İÇİN YÜKSEKTİR
Son yıllarda, erkekler, özellikle kadınlar, bölgesel yağlarından liposuction yöntemleriyle kurtuluyorlar.
Kadınlarda genellikle iç kol, kolun dış bölgesi, ayak bilekleri, bilekler, kalçalar ve göbek bölgesi gibi alanlarda tercih edilirken, erkeklerde bel ve çene altındaki yağlı dokularda tercih edilmektedir. Liposuction'ın zararlı olup olmadığı sorusu oldukça ilginçtir.
Tıbbi yöntemleri uygularken ve hangi yöntemin hangi hasta için uygun olduğunu değerlendirirken, en önemli konu kişinin genel sağlık durumudur. Eğer işlem yağ aldırma ise, iyi genel sağlığın yanı sıra, kişinin günlük yaşam alışkanlıkları ve cildin esnek olup olmadığı da önemlidir. Liposuction yöntemi, yaklaşık 2 milimetre boyutunda bir kesik yaparak ve bölgeye ince tüp şeklindeki kanülleri yerleştirerek fazla yağın alınması işlemidir. Bu işlem, hem lokal anestezi altında hem de genel anestezi altında gerçekleştirilebilir. Cildin elastikiyeti, hastanın cildinin yaşı olarak da ifade edilen, tedavi edilecek alandaki cildin esnek ve güçlü olması, yağ alma işleminden sonra cildin daha kolay iyileşmesi ve çökük bir görünümün önlenmesi için önemlidir. Yaştan daha önemli olan faktör, cildin genç ve dayanıklı olmasıdır. Yağ alma işlemi, 20 yaşında ve gevşek bir cilt yapısına sahip bir hastada ile 55 yaşında ve esnek bir cilt yapısına sahip bir hastada aynı sonucu vermeyecektir.
Kalp ve akciğer kapasitesi incelenmelidir.
En önemlisi, liposuction geçirecek kişilerin genel sağlık durumunu çok iyi incelemek ve bu operasyonu gerçekleştirebilirler mi araştırarak belirlemektir. Bu nedenle, liposuction işlemi öncesinde kalp, akciğer ve genel kan durumu kontrol edilmeli ve gerekirse bazı önlemler alınmalı ve destekleyici tedaviler verilmelidir.
Liposuction için en uygun hasta grubu, lokalize fazla yağı olanlardır. Yapısal olarak, kalçalarda, kollarda, alt bacaklarda, ayak bileklerinde, çene altında, karın, göğüslerde diğer vücut bölgelerine kıyasla daha fazla yağ birikir ve deformiteler meydana gelir. İnsanlar tıbbi beslenme tedavilerine ve egzersizlere sıkı bir şekilde uysalar bile, bu inatçı yağdan kurtulamayabilirler. Burada, bu belirli bölgelerde biriken yağ dokularının çıkarılmasında liposuction yöntemi ile başarılı sonuçlar elde edilmektedir. Yağ alma yöntemi, son yıllarda obez olarak ifade edilen hastalara da uygulanabilir. Ancak, obezite problemi olan kişilerde alınacak yağ miktarı, daha az kilolu olan kişilere kıyasla 10-12 litre olacağından, ameliyat öncesi tıbbi muayenelerin çok iyi yapılması gerekmektedir. Bu muayenelerin sonunda, yağ alımının sakıncalı olmadığına karar verilirse, liposuction tam donanımlı ve yüksek standartlı hastanelerde gerçekleştirilebilir.
Düşük doz ilaç ağrıyı azaltır.
Liposuction uygulamalarında, genel anestezi seviyesi, operasyon sırasında cerrahi alanlara verilen sıvıdaki lokal anestezik ilaçlar nedeniyle çok düşük tutulmalıdır. Düşük dozda ilaç, ameliyat sonrası ağrı sorununu da ortadan kaldırır. Liposuction prosedürü sırasında alınacak yağ miktarı düşükse, yalnızca lokal anestezi uygulanabilir. Ancak, lokal anestezi ile liposuction yapılacaksa, prosedür sırasında en önemli faktör vücudun sıvı ve elektrolit dengesinin sağlanması olduğundan, yeterli tıbbi ekipmana sahip hastanelerde uygulanmalıdır. Liposuction sonrası meydana gelebilecek komplikasyonların çoğu, yetersiz tıbbi ekipmana sahip yerlerde yapılmasından kaynaklanmaktadır.
Morarmalar 2 haftada geçiyor.
Kuru yöntemler liposuction yöntemlerinde tercih edilirken, ıslak yöntemler artık daha iyi sonuçlar sağlamaktadır. Ayrıca, yağın alınacağı bölgeye bir sıvı verilmektedir. Bu sıvı, bir lokal anestezik ilaç ve kanamayı azaltan bir ilaç içermektedir. Böylece, operasyon sırasında kanama daha az olmaktadır. Ameliyat sonrası girilen deliklere gizli dikiş tekniği de uygulanmaktadır. Cerrahi alanlarda özel elastik bandajlar veya korse kullanılmaktadır. Bandajların bir hafta sonra çıkarılmasıyla birlikte, 3-5 hafta boyunca korse kullanılması önerilmektedir. Ameliyattan sonra 1-2 gün boyunca ağızdan ağrı kesiciler kullanılabilir. Hastaların liposuction prosedürleri hakkında en sık sorduğu sorulardan biri, morluk oluşup oluşmayacağı ve oluşursa ne zaman geçeceğidir. Fazla yağ bulunan bölgelerden yağ alındıktan sonra morlukların olması normaldir. Ancak, oluşan morluklar 1-2 hafta içinde geçecektir, bu süre hastadan hastaya değişiklik göstermektedir. Morluk dışında, ödem de oluşmaktadır. Tüm liposuction prosedürlerinden sonra ödem ve morarma meydana gelebilir. Bu şişliklerin geçmesi 3-6 hafta sürmektedir. Bu süreyi kısaltmak için bazı hastalara enstrümantal lenfatik drenaj masajları önerilmektedir. Çünkü her hastanın morluğunun iyileşme süresi ve ödem iyileşme süresi birbirinden farklıdır. Bazı hastalar ödemlerinden daha kısa sürede kurtulabilirken, bazı hastalar ödemin iyileşmesi için destekleyici tedavilere ihtiyaç duymaktadır. Lenf drenaj masajı, bu anlamda yapılan ve iyi sonuçlar alınan tedavilerden biridir.
Liposuction selüliti iyileştirir mi?
Son yıllarda, belirli bir bölgede birikmiş yağı çıkarmak için liposuction tercih edenler olduğu gibi, selülitten kurtulmak için de bu yöntemin uygulanmasını isteyenler bulunmaktadır. Liposuction'ın selülit giderme üzerinde doğrudan bir etkisi yoktur. Ancak, cerrahi sırasında bölgedeki yağ hacminin azaltılması ve bu bantların yerlerinden ayrılması ile belirli bir iyileşme sağlanabilir. Ameliyattan sonra LPG adı verilen cihazla yapılan uygulamaların eklenmesiyle, ciltte portakal kabuğu gibi görünen tümsek ve çukur doku görünümünü ortadan kaldırmada ve bazı kişilerde selülit dokusunu azaltmada iyi sonuçlar elde edilebilir. LPG cihazı, selülit tedavisinde kullanılan bir cihazdır ve cilt ve altındaki dokulara basınç uygulayarak masaj yapar, emme ve döner hareketleri bir arada kullanır. Vakum sayesinde, cildi kendine çekerek hareketlilik oluşturur. Düşük cilt elastikiyetine sahip hastalarda, UAL (Ultrason destekli liposuction) adı verilen bir yöntem kullanılmaktadır. Bu yöntem, yağ hücrelerinin parçalanmasında destek olarak da kullanılabilir. Ameliyat süresini uzatsa da, zayıf cilt elastikiyetine sahip hastalarda iyi sonuçlar sağlar ve selülit görünümünü azaltır.