
GÖĞÜS ESTETİĞİNDE EN ÇOK UYGULANAN 3 YÖNTEM
GÖĞÜS ESTETİĞİNDE EN ÇOK UYGULANAN 3 YÖNTEM
Ergenlikte göğüslerin şekillenmesi ve göğüs dokusunun gelişimin tamamlanmasıyla nihai formunu alması sırasında meydana gelen olumsuzluklar, kadınları göğüs estetik cerrahisi başvurusunda bulunmaya itmektedir.
Bu erken dönemden itibaren, göğüsler kadınlar için hem estetik görünüm hem de annelik döneminde bebeğin beslenmesi açısından önemli bir organ olmuştur. Sarkan göğüsler, küçük göğüsler ve çok büyük meme dokusu bu sorunlar arasındadır. Meme küçültme, meme büyütme ve meme dikleştirme ameliyatları günümüzde en yaygın uygulanan meme estetik yöntemleri arasındadır.
Göğsün yapısı hormonal değişikliklerden ve bunların metabolizmamız üzerindeki etkilerinden kolayca etkilenebilir. Bu, göğüs yapısında ve görünümünde değişikliklere neden olur. Özellikle hamilelik ve emzirme gibi süreçlerin bir sonucu olarak, göğüslerin küçülmesi ve sarkması, göğüs estetiği başvurularının en yaygın nedenlerinden biridir. Göğüs dokusundaki bu olumsuz değişiklikler, yalnızca kadınların psikolojisini etkilemekle kalmaz, aynı zamanda cinsel ve sosyal yaşamlarında da bazı sorunlara yol açar.
Meme estetiğinde genel olarak kullanılan cerrahi yöntemler, meme büyütme, meme küçültme ve meme dikleştirme olmak üzere üç ana başlık altında toplanabilir. Günümüzde meme büyütme, silikon kaplı protezler, hastanın kendi yağ dokusu veya dışarıdan uygulanan sentetik malzemelerle yapılabilmektedir. Meme büyütme cerrahileri, son yıllarda ülkemizde ve dünya genelinde en çok uygulanan estetik cerrahi işlemler arasındadır. Ayrıca, meme büyütmede hibrit (protezle yağ enjeksiyonu) operasyonları da kullanılmaktadır. Bu şekilde, daha doğal ve estetik olarak başarılı sonuçlar elde edilebilmektedir.
Göğüs büyütme ameliyatı nasıl yapılır?
Meme dokusunun şekil açısından kendine özgü bir dokusu olduğundan, bu alandaki literatürde tanımlanmış tek bir meme tipi dokusu yoktur. Literatüre göre, kadınlarda üç ana meme dokusu tipi bulunmaktadır: damla, düz ve yuvarlak. Kişiden kişiye değişen meme yapılarındaki değişiklikler, çeşitli nedenlerden kaynaklanan yapısal değişiklikler ve deformiteler sonucunda gerçekleştirilecek meme büyütme estetiği bireysel olarak planlanmalıdır. Bu açıdan, en sık gerçekleştirilen meme estetik cerrahileri arasında yer alan meme büyütme operasyonlarında, yeterli büyüklüğe ulaşamayan veya çeşitli nedenlerle küçülen meme estetiğinde silikon protezler kullanılmaktadır. Meme dokusunun arkasına yerleştirilen silikon protezlerle, daha dolgun, daha dik ve estetik olarak daha iyi görünen meme dokusu oluşturulmaktadır.
Göğüs büyütme ameliyatı için cerrahlarla başvuranların en sık sorduğu sorulardan biri, silikon protezlerin hamilelik ve emzirme sırasında sorun yaratıp yaratmayacağıdır. Göğüs büyütmede kullanılan silikon protezler kasın altına yerleştirildiğinden, süt bezleri ve süt kanalları zarar görmez. Bu nedenle, annenin bebeğini emzirmesinde bir sorun yoktur. Diğer bir sıkça sorulan soru ise ameliyat sonrasında iz kalıp kalmayacağıdır. Göğüs büyütme ameliyatında oluşan izler göğsün altında, meme ucu etrafında veya koltuk altına gizlendiğinden, hastaları estetik olarak rahatsız edebilecek bir görüntü engellenmiş olur. Bu izlerin nerede gizleneceği konusunda ameliyat öncesinde hasta ve doktorun birlikte karar vermesi önemlidir.
Göğüs küçültme ve kaldırma ameliyatında neler yapılır?
Bazı kadınlarda, ağırlıktan bağımsız olarak yapısal olarak büyük olan göğüsler, kilo alımı, emzirme ve hamilelik nedeniyle daha da büyüyüp sarkar. Göğsün büyümesi ve sarkması sadece estetik görünümü bozmakla kalmaz, aynı zamanda sırt, omuz, boyun ve bel ağrısına da neden olur. Kıyafet bulmak bir sorun haline gelir. Sosyal yaşam ve cinsel yaşam da olumsuz etkilenir. Bu durumda, sarkan göğüslere gençleştirici bir göğüs ameliyatı uygulanır ve göğüs boyutu küçültülürken, göğüs kaldırma tekniği de uygulanır. Göğüs küçültme ve göğüs kaldırma ameliyatlarında uygulanan teknikler benzerdir. Göğüs büyütme ameliyatlarının aksine, izler göğsün boyutuna, sarkma derecesine, hastanın cilt yapısına ve dokusuna, ayrıca cilt renginin farklılık göstermesine bağlı olarak değişebilir. Göğüs dokusu ne kadar büyükse, kaldırma için o kadar fazla yağ dokusu çıkarılır ve daha fazla iz kalabilir. Ameliyattan önce, hastanın izler konusunda iyi bir şekilde bilgilendirilmesi gerekir.
Kanser nedeniyle yapılan amputasyonlardan sonra göğüsler yeniden inşa edilebilir.
Göğüs estetik cerrahilerinde, göğüs büyütme, küçültme ve kaldırma cerrahileri dışında başka bir hasta grubu bulunmaktadır. Bu hasta grubu, meme kanseri sonucu göğüsleri alınan kadınlardan oluşmaktadır. Bugün, her sekiz kadından biri meme kanseri teşhisi almaktadır. Meme kanseri sonucu, kadınların göğüsleri cerrahi olarak alınmaktadır.
"Çıkarıldıktan sonra denge problemleri, psikolojik sorunlar ve anksiyete ortaya çıkar. Göğüs dokusunun yeniden inşa edilmesi, vücudun dengesini bozmamak ve hastaların psikolojik olarak rahat hissetmelerini sağlamak için gereklidir. Bu süreç 'göğüs rekonstrüksiyonu' olarak adlandırılır, yani yeni göğüs dokusunun yeniden inşası ve oluşturulması. Genel cerrahlar tarafından meme kanseri hastalarında gerçekleştirilen çıkarma işleminin ardından, göğüs dokusu aynı seansta, yani hastanın hala ameliyat masasında olduğu sırada veya sonrasında yeniden inşa edilebilir."
Doktorlar, hastayla birlikte, kanserli meme dokusunun çıkarıldığı cerrahi ile aynı anda mı yoksa aylar sonra mı böyle cerrahilerin yapılacağına karar verirler. Meme dokusu operasyon sırasında çıkarılıp yeniden inşa edildiğinde, hastalar psikolojik depresyon yaşamazlar. Bu cerrahilerde, protezlerin yanı sıra, hastanın kendi yağ dokuları da kullanılabilir. Bazen, silikon protez ve kişinin kendi yağ dokularının kullanımı tercih edilir. Meme rekonstrüksiyonunda kullanılan dokular karın, sırt, uyluk veya kalçadan alınır.
Tüm bu işlemler gerçekleştirilmeden önce, doktorun hasta ile çok iyi iletişim kurması, operasyonda nelerin yapılacağını çok iyi açıklaması ve operasyondan sonraki sonuçlar hakkında hastayı bilgilendirmesi gerekmektedir. En önemli nokta, tüm bu cerrahilerin deneyimli ve bilgili plastik cerrahlar tarafından gerçekleştirilmesidir.